Güzel bir söz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Güzel bir söz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Şubat 2018 Perşembe

Güzel bir söz

Il successo non è la chiave della felicità. La felicità è la chiave del successo.
Se ami quello che stai facendo avrai successo.

Başarı, mutluluğun anahtarı değildir. Mutluluk başarının anahtarıdır.
Eğer yaptığın şeyi seversen başarılı olursun.

16 Haziran 2016 Perşembe

Güzel bir söz

"È più bella una sconfitta pulita che una vittoria sporca."
"Temiz bir yenilgi, kirli bir zaferden daha güzeldir."

Bella - Güzel
Sconfitta - Yenilgi
Pulita - Temiz
Vittoria - Zafer
Sporca - Kirli

16 Kasım 2015 Pazartesi

Güzel bir söz

"Ogni giorno che passi arrabbiato, perdi sessanta secondi di felicità."
"Kızgın geçirdiğin her dakika, mutluluktan altmış saniye kaybedersin."

Ogni - Her
Giorno - Gün
Passare - Geçirmek / Geçmek
Perdere - Kaybetmek / Yitirmek / Kaçırmak
Arrabbiato - Kızgın
Sessanta - Altmış
Secondo - Saniye
Felicità - Mutluluk

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Güzel bir söz!

"Se molli adesso, mollerai ogni giorno finchè vivrai."
"Eğer şimdi vazgeçersen, yaşadığın sürece her gün vazgeçeceksin."


Se - Eğer
Mollare - Vazgeçmek / Pes etmek
Ogni giorno - Her gün
Finché - ...diği sürece / ...dikça / -e dek / iken
Vivere - Yaşamak

19 Aralık 2013 Perşembe

Güzel bir söz

I grandi leader non ti dicono che cosa devi fare, ti mostrano come si fa.
(Büyük önderler sana ne yapman gerektiğini söylemezler, nasıl yapıldığını gösterirler.)

4 Kasım 2013 Pazartesi

Güzel bir söz

In tre parole posso riassumere tutto quello che ho imparato sulla vita: si va avanti.
(Hayatta öğrendiğim her şeyi üç kelime ile özetleyebilirim: hayat devam ediyor.)


Robert Lee Frost

30 Eylül 2013 Pazartesi

Güzel bir söz

Per essere insostituibili bisogna essere diversi.
(Yeri doldurulamaz olmak için, farklı olmak gerekir.)

Per - İçin
Essere - Olmak
Insostituibile - Yeri doldurulmaz
Bisognare - Gerekmek / Lâzım olmak
Diverso - Farklı

20 Temmuz 2013 Cumartesi

Güzel bir söz

Un bambino che legge, sarà un adulto che pensa.
(Okuyan bir çocuk, düşünen bir yetişkin olacak.)

Un - Bir
Bambino - Çocuk
Leggere - Okumak
Sarà - Olacak
Adulto - Yetişkin
Pensare - Düşünmek