2 Kasım 2015 Pazartesi

Quanti ne abbiamo oggi? Bugün ayın kaçı?

Bu soruyu, dilerseniz biraz açalım: Sözcük sözcük çevrildiğinde “bugün günlerden (ne) ne kadarına (hangisine) sahibiz” gibi bir çeviri ortaya çıkar. Önemli olan ne zamiridir.
Quanti ne abbiamo oggi? (ne abbiamo) 24
Quanti ne abbiamo oggi) (ne abbiamo) 12

Che ora è? - Saat kaç?

Örnek:
Che ora è? è mezzanotte
Che ora è? è l'una
Che ore sono? sono le due e un quarto
Che ore sono? sono le tre e mezzo(a)
Che ore sono? sono le nove meno cinque

İtalyancada sorulan saate verilecek yanıt Türkçedeki biçimi çağrıştırır. Önce saat sonra dakika söylenir. Bu olay "geçe" için de "kala" için de aynıdır. Örneğin: "Beş'e yirmi var" tümcesini İtalyancaya çevirmek istersek, sono le cinque meno venti, ya da saat "Beş'i yirmi geçiyor" demek istediğimizde, sono le cinque e venti demek durumundayız. Meno "kala"yı, e bağlacı ise bir ölçüde "geçe"yi ifade eder. Ayrıca "kala"yı mancare (eksik ol. kalmak) fiili ile de anlatmak olanaklı.

Örnek:
- Quanto manca alle nove?
- Manca due minuti
ya da
- Mancano venti minuti (=sono le nove meno venti)

Lei, La, Le

Karşınızdakine “siz” diye sesleniyorsanız doğal olarak ona göre bir biçim, “sen” diyorsanız ona göre bir biçim kullanmalısınız. Örneğin Lei (siz) kişi zamiri (üçüncü tekil kişi için de kullanılır.) ve Le, La (tümleç ve nesne) biçimleri incelik durumlarında kullanılır. Ancak bu biçimlerde erkek ve dişi ayrımı yapılmaz. Başka bir deyişle iki cins için de kullanabiliriz.

Örnek:
Le piace la cucina turca? (Türk mutfağı hoşunuza gidiyor mu?)
La ringrazio (Size teşekkür ederim.)
Yukarıdaki iki tümcede Le ve La‘yı “size” ve “sizi” anlamına kullanmak istediğimizde büyük yazmak zorunluluğu vardır. Eğer küçük harfle yazarsak “ona” ve “onu” (yalnızca dişi) anlamına gelir.

Örnek:
Le piace questo vino? / Hoşunuza gidiyor mu bu şarap?
le piace questo vino? / Hoşuna gidiyor mu bu şarap?
La ringrazio. / Size teşekkür ederim.
la ringrazio. / Ona teşekkür ederim.

Dikkat: La ve la; gerçekte bu zamirlerin Türkçedeki karşılıkları “sizi” ve “onu“dur. Ancak biz Türkler birine teşekkür derken, İtalyanlar birini teşekkür derler.
Ayrıca bu tümcelerde üzerinde durulması gereken konu piacere fiilinin kullanımıdır. Biz Türklere ters gelen bir biçimde kullanılır. Bu nedenle “bana, sana, ona, bize, size, onlara hoş geliyor” ya da “hoş gidiyor” biçiminde düşünmek gerekir.

Örnek:
Ti piace ballare? / Dans etmek hoşuna gider mi?
Sì, mi piace. / Evet, hoşuma gider.
Yanlış kullanım: Sì, io piaccio

Vi piace la mia casa? / Evim hoşunuza gidiyor mu?
Sì, ci piace. / Evet, hoşumuza gidiyor.
Yanlış kullanım: Sì, noi piaciamo

Qualcuno, - a

"Biri, birisi" anlamına gelen bu zamir cinse göre değişir.

Örnek:

Qualcuno mi può aiutare? - Biri bana yardım edebilir mi?
Qualcuno mi ha telefonato alle sette. - Saat yedide biri beni aradı.
È venuto qualcuno? - Biri mi geldi?
Qualcuno pensa a te. - Biri seni düşünüyor.
Conosci qualcuna di quelle ragazze? - O kızlardan birini tanıyor musun?
Qualcuno parla di te. - Biri senden söz ediyor.

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Güzel bir söz!

"Se molli adesso, mollerai ogni giorno finchè vivrai."
"Eğer şimdi vazgeçersen, yaşadığın sürece her gün vazgeçeceksin."


Se - Eğer
Mollare - Vazgeçmek / Pes etmek
Ogni giorno - Her gün
Finché - ...diği sürece / ...dikça / -e dek / iken
Vivere - Yaşamak

19 Aralık 2013 Perşembe

Güzel bir söz

I grandi leader non ti dicono che cosa devi fare, ti mostrano come si fa.
(Büyük önderler sana ne yapman gerektiğini söylemezler, nasıl yapıldığını gösterirler.)

11 Kasım 2013 Pazartesi

Il Quale - Ki o / Ki onu

"Il Quale" - Ki o / Ki onu

"il quale" "Che" ile eşdeğerdedir.
"il quale" cins ve sayıysa göre değişir.
"il quale" özne ve nesne değerli olduğunda ilgeç almaz.
"il quale" tümleç olarak kullanıldığında ilgeç almak zorundadır.

il quale   (erkek cinsli, tekil sözcüklerden sonra)
la quale   (dişi cinsli, tekil sözcüklerden sonra)
i quali   (erkek cinsli, çoğul sözcüklerden sonra)
le quali   (dişi cinsli, çoğul sözcüklerden sonra)

il quale, la quale, i quali, le quali = Che

il libro che cerchi è nella biblioteca   (Aradığın kitap kütüphanededir.)
il libro il quale cerchi è nella biblioteca   (Aradığın kitap kütüphanededir.)

Mi piacciono i film che entusiasmano   (Heyecan veren filmlerden hoşlanırım)
Mi piacciono i film i quali entusiasmano   (Heyecan veren filmlerden hoşlanırım)

La ragazza che mi ha invitato è Rosa   (Beni davet eden kız Rosa'dır)
La ragazza la quale mi ha invitato è Rosa   (Beni davet eden kız Rosa'dır)

Not: Yukarıdaki tümcede gördüğünüz gibi eğer konuşan kişi erkek ise "Mi ha invitato" (Beni davet etti) denir; eğer konuşan kişi bayan ise "Mi ha invitata" denir. Davet eden kişinin erkek ya da bayan olması önemli değil; çünkü davet eden kişi sizi davet ediyor. Siz kendi cinsiyetinize göre tümceyi kurmak zorundasınız; çünkü invitare eylemi geçişli bir eylemdir ve bildiğiniz gibi geçişli eylemler adıllara uymak zorundadırlar.

La cosa che vi racconterò è psicologia di persona   (Size anlatacağım şey kişi psikolojisidir)
La cosa la quale vi racconterò è psicologia di persona   (Size anlatacağım şey kişi psikolojisidir)

Le città che ho visitato sono molto interessanti   (Gezdiğim şehirler çok ilginçti)
Le città le quali ho visitato sono molto interessanti   (Gezdiğim şehirler çok ilginçti)

4 Kasım 2013 Pazartesi

Güzel bir söz

In tre parole posso riassumere tutto quello che ho imparato sulla vita: si va avanti.
(Hayatta öğrendiğim her şeyi üç kelime ile özetleyebilirim: hayat devam ediyor.)


Robert Lee Frost

21 Ekim 2013 Pazartesi

"Che" ilgi zamiri ile yan tümcecikli kuruluşlar (Pronome Relativo / Proposizione Relativa)

Che = Ki o
"Che" ilgi zamiri olarak kullanıldığında ki o anlamına gelir.
"Che" Türe ve sayıya göre değişmez.
"Che" Hiçbir zaman ilgeç almaz.

Prima di Galileo era sicuro che la terra si muoveva.
İlk önce Galileo emindi dünyanın döndüğüne.

Una città che ha soltanto mille o duemila abitanti non è grande ma piccola.
Yalnızca bin ya da iki bin nüfusa sahip olan şehir büyük değildir ama küçüktür.

Una città che ha pochi abitanti è una città piccola.
Az nüfusu olan bir şehir küçük bir şehirdir.

Un uomo sposato è un uomo che ha moglie.
Evli bir erkek, karısı olan bir erkektir.

Una donna sposata è una donna che ha marito.
Evli bir kadın, kocası olan bir kadındır.

Osservo la ape che vola e si posa sempre sullo zucchero.
Uçan ve şekerin üzerine konan arıya dikkat ediyorum.

Il ragazzo che aiutate è il nipote dell'artista.
Yardım ettiğiniz genç delikanlı, sanatçının yeğenidir.

Il signore che vi presento è artista e poeta.
Sizi tanıştırdığım bay, sanatçı ve şairdir.

Non mi piace ciò che fa lui.
Onun yaptığı şey benim hoşuma gitmiyor.

Non mi piace ciò che dice lui.
Onun söylediği şey benim hoşuma gitmiyor.

Sono sicuro che non mi risponderà.
Bana yanıt vermeyeceğinden eminim.

Una notizia che viene da fonte sicura.
Güvenilir kaynaktan gelen bir haber.