"Cui" bir ilgi zamiridir ve "a, da, per, su, con, di, in, tra, fra" gibi edatlarla birlikte kullanılarak tümleç oluşturur. "Cui" cinse ve sayıya göre değişmez.
Bu derste "in cui"nin nasıl kullanıldığını öğreneceğiz.
"(İçinde) yaşadığım ev güzeldir." tümcesini düşünelim. Bu tümceyi İtalyancaya çevirmek için, "ki onun içinde" anlamına gelen "in cui" ilgi zamirine gereksinim duyulur. Bu tümce yapısı bize biraz ters gelse de İtalyancada bu biçimde kullanılma zorunluluğu vardır.
Örneğin:
La casa in cui vivo è bella. - Yaşadığım ev güzeldir.
Ev ki onun içinde yaşıyorum güzeldir.
Mi piace la città in cui vivo. - Yaşadığım şehir hoşuma gidiyor.
Şehir ki onun içinde yaşıyorum hoşuma gidiyor.
Not: "In cui" yerine çoğu zaman "ki orada" anlamına gelen "dove" kullanılır.
Örneğin:
La casa dove vivo è bella. - Yaşadığım ev güzeldir.
Ev ki orada yaşıyorum güzeldir.
Mi piace la città dove vivo. - Yaşadığım şehir hoşuma gidiyor.
Şehir ki orada yaşıyorum hoşuma gidiyor.
mean etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mean etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
22 Ağustos 2016 Pazartesi
In cui
Etiketler:
che vuol dire,
cosa significa,
In cui,
italian,
italiano,
İtalyanca,
mean,
nasıl kullanılır,
ne demek
21 Ağustos 2016 Pazar
Perché
"Perché" sorularda "niçin, neden", bağlaç olarak kullanıldığında ise "çünkü, -dığı için, -dığından dolayı" anlamlarında kullanılır.
Örnek tümcelerle daha iyi anlaşılacaktır.
Perché sei qui? - Niçin buradasın?
Sono qui per lavoro. - İş için buradayım.
Perché non vieni anche tu con noi? - Niçin sen de bizimle gelmiyorsun?
Mi dispiace, sono molto stanco. - Üzgünüm, çok yorgunum.
Martina sa perché non sei venuto? - Martina senin niçin gelmediğini biliyor mu?
Sai perché sono venuto qui? - Niçin buraya geldiğimi biliyor musun?
Oggi mi sono svegliato presto perché dovevo andare da Stefano.
Bugün erken uyandım çünkü Stefano'ya gitmek zorundaydım.
Non verrò da te perché sono malato. - Hasta olduğum için sana gelmeyeceğim.
Non ho comprato il vestito perché era molto costoso.
Çok pahalı olduğu için elbiseyi satın almadım.
Örnek tümcelerle daha iyi anlaşılacaktır.
Perché sei qui? - Niçin buradasın?
Sono qui per lavoro. - İş için buradayım.
Perché non vieni anche tu con noi? - Niçin sen de bizimle gelmiyorsun?
Mi dispiace, sono molto stanco. - Üzgünüm, çok yorgunum.
Martina sa perché non sei venuto? - Martina senin niçin gelmediğini biliyor mu?
Sai perché sono venuto qui? - Niçin buraya geldiğimi biliyor musun?
Oggi mi sono svegliato presto perché dovevo andare da Stefano.
Bugün erken uyandım çünkü Stefano'ya gitmek zorundaydım.
Non verrò da te perché sono malato. - Hasta olduğum için sana gelmeyeceğim.
Non ho comprato il vestito perché era molto costoso.
Çok pahalı olduğu için elbiseyi satın almadım.
Etiketler:
italian,
italiano perché,
italyanca,
mean,
perché ne demek
23 Kasım 2015 Pazartesi
Imperfetto indicativo - Hikaye zamanı
Imperfetto indicativo zamanı, geçmişte süren bir olayı, düzenli olarak yinelenen bir alışkanlığı ya da geçmişte gerçekleşen iki olayı anlatmak için kullanılır. Imperfetto indicativo, tek başına kullanıldığı gibi diğer geçmiş zamanlarla birlikte de kullanılabilir. Öncelikli olarak seçmiş olduğumuz 5 eylemin hikaye zamanında nasıl çekildiklerine bakıp ardında da örnek tümcelerimizle bu zamanın nasıl kullanıldığını öğrenelim.
Da bambino tutte le domeniche andavamo al mare.
Çocukken her pazar denize giderdik.
Andare - (Gitmek) eyleminin hikaye zamanı ile kullanımı:
Io andavo - Ben gidiyordum, giderdim
Tu andavi - Sen gidiyordun, giderdin
Lui / Lei andava - O gidiyordu, giderdi
Noi andavamo - Biz gidiyorduk, giderdik
Voi andavate - Siz gidiyordunuz, giderdiniz
Loro andavano - Onlar gidiyorlardı, giderlerdi
Fare - (Yapmak) eyleminin hikaye zamanı ile kullanımı:
Io facevo - Ben yapıyordum, yapardım
Tu facevi - Sen yapıyordun, yapardın
Lui / Lei faceva - O yapıyordu, yapardı
Noi facevamo - Biz yapıyorduk, yapardık
Voi facevate - Siz yapıyordunuz, yapardınız
Loro facevano - Onlar yapıyorlardı, yaparlardı
Parlare - (Konuşmak) eyleminin hikaye zamanı ile kullanımı:
Io parlavo - Ben konuşuyordum, konuşurdum
Tu parlavi - Sen konuşuyordun, konuşurdun
Lui / Lei parlava - O konuşuyordu, konuşurdu
Noi parlavamo - Biz konuşuyorduk, konuşurduk
Voi parlavate - Siz konuşuyordunuz, konuşurdunuz
Loro parlavano - Onlar konuşuyorlardı, konuşurlardı
Venire - (Gelmek) eyleminin hikaye zamanı ile kullanımı:
Io venivo - Ben geliyordum, gelirdim
Tu venivi - Sen geliyordun, gelirdin
Lui / Lei veniva - O geliyordu, gelirdi
Noi venivamo - Biz geliyorduk, gelirdik
Voi venivate - Siz geliyordunuz, gelirdiniz
Loro venivano - Onlar geliyorlardı, gelirlerdi
Leggere - (Okumak) eyleminin hikaye zamanı ile kullanımı:
Io leggevo - Ben okuyordum, okurdum
Tu leggevi - Sen okuyordun, okurdun
Lui / Lei leggeva - O okuyordu, okurdu
Noi leggevamo - Biz okuyorduk, okurduk
Voi leggevate - Siz okuyordunuz, okurdunuz
Loro leggevano - Onlar okuyorlardı, okurlardı
Essere - hikaye zamanı çekimleri:
Io ero
Tu eri
Lui - Lei era
Noi eravamo
Voi eravate
Loro erano
Avere - hikaye zamanı çekimleri:
Io avevo
Tu avevi
Lui / Lei aveva
Noi avevamo
Voi avevate
Loro avevano
Örnek tümceler:
L’anno scorso andavo in piscina tre volte alla settimana.
Geçen yıl haftada üç kez havuza giderdim.
Dove eri quando ti ho telefonato?
Sana telefon ettiğimde neredeydin?
Ero a casa - Evdeydim
Quando sei tornato a casa, guardavo un film.
Eve döndüğünde, bir film izliyordum.
Dove eri alle sette? - Saat yedide neredeydin?
Alle sette andavo a casa. - Saat yedide eve gidiyordum.
Alle sette andavo a casa. - Saat yedide eve gidiyordum.
Mentre venivo a scuola, ho incontrato tuo padre.
Okula gelirken, babanla karşılaştım.
Mi sono addormentato sul divano mentre guardavo la televisione.
Televizyon izlerken kanepede uyuyakaldım.
Oggi mentre andavo a casa pioveva molto.
Bugün eve giderken, çok yağmur yağıyordu.
Mentre Luca dormiva, noi facevamo colazione.
Luca uyurken, biz kahvaltı yapıyorduk.
Da bambino parlavo molto. - Çocukken çok konuşurdum.
Da bambino tutte le domeniche andavamo al mare.
Çocukken her pazar denize giderdik.
Da piccolo abitavi a Roma? - Küçükken Roma'da mı oturuyordun?
Sì, ci abitavo. - Evet, orada oturuyordum.
Ti aspettavo da due ore.
İki saattir seni bekliyordum.
Io e Carlo eravamo molto amici all'università.
Carlo ve ben üniversitede çok iyi arkadaştık.
Prima fumavo dieci sigarette al giorno ma ora ho smesso.
Önceden günde on sigara içerdim ama şimdi bıraktım.
Alessandra è caduta mentre scendeva le scale.
Alessandra merdivenlerden inerken düştü.
Önceden günde on sigara içerdim ama şimdi bıraktım.
Alessandra è caduta mentre scendeva le scale.
Alessandra merdivenlerden inerken düştü.
Etiketler:
che vuol dire,
come si usa,
cosa significa,
dil bilgisi,
gramer,
grammatica italiana,
Hikaye zamanı,
Imperfetto indicativo,
italian,
italyanca,
mean,
nasıl kullanılır
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)